Reklam Alanı

Yapısalcılık

İlk önce şunu söyleyelim ki, yapısalcılık yalnızca bir ede­biyat kuramı değil, çeşitli bilim alanlarına da uygulanan bir yöntemdir. İlk kez Fransa'da kullanılmaya başlanan bu yön­temi Lévi-Strauss antropolojiye uyguladı ve yapısalcı antropo­lojiyi başlattı; Jacques Lacan psikanalize uygulayarak Freud' un kuramını yeniden yorumladı ve bilinçaltının yapısının dilin yapısına uyduğunu iddia etti; Michel Foucault bilgi ve kültür sorununa yapısalcı yöntemle yaklaştı; Jacques Derrida felsefe tarihini ve felsefî metinlen bu yöntemle inceledi.

Edebiyatta yapısalcılığa gelince, onu da yine Fransa'da 1960'lı yıllarda Roland Barthes, Claude Bremond, Gérard Genette, A. J. Greimas ve Bulgar asıllı Tzvetan Todorov gibi eleş­tirmenler ve araştırmacılar başlattı.

Çeşitli bilim dallarına, kültüre, sanata uygulanabilen yapı­salcı yöntemin özelliği nedir? Adından da anlaşılacağı üzere, incelenen nesnenin yapısına yönelmektir. Şöyle de açıklaya­biliriz: Yapısalcılık, yüzeydeki birtakım fenomenlerin altında, derinde yatan bazı kuralların ya da yasaların oluşturduğu bir sistemi (yapıyı) aramaktır. Önemli olan şu : sistemdeki birimler kendi başlarına bir anlam taşımazlar, sistem içinde birbir- leriyle bağıntılarıdır onlara anlam kazandıran, çünkü ancak o zaman bir sistemin parçası olarak ele alınabilirler. Yapısalcılığı anlamak ya da anlatmak için işe yapısal dilbilimden başlamak zorunluğu vardır, çünkü antropolojiye, felsefeye, edebiyata v.b.uygulanan bu yöntemin kaynağı Ferdinand de Saussure'ün kurduğu yapısal dilbilim kuramıdır.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.