Reklam Alanı

Eski Türk Şiirinde Türler


1.Koşug
Koşug; "nazım, manzum parça, şiir, beyt, kaside., vb’leri” şiir kavramları­nı karşılayan bu keimeni kökü: “koş- “ fiilidir. Kaşgarlı'da bu fiil, “ koymak, katmak ve bilhassa Türkü düzmek” şeklindedir. Böylece Koşuk, bazı Türk lügatlarında; “ şiir, nazım, beyit; , “ iki mısralı nazım, beyit;"    " şiir kaside," “ bir nevi raks; “ Şarkı, oynarken söylenen koşma;” " kaç mısradan mey­dana gelirse gelsin, kendi başına bir bütünü meydana getiren nazımlı parça;"  “İslam’dan önce ki Türk şiirinin yiğitlik, aşk ve tabiat temaları üzerine söylen­miş şiirlerin genel adı”11 olarak tanımlayabiliriz.
Demek ki Koşuk kelimesi açık bir şekilde “şiir, kaside...vb” anlamlarıyla kullanılmıştır. Hece vezni ve dörtlüklerle söylenmektedir. Kafiye düzeni; aaabl cccbl dddb şeklindedir.
Terken Katun kutınga tegür mindin koşug Aygıl sizin tapugçı ötnür yanğa tapug
Günümüz Türkçesiyle: Sultan hanım saadetlerine benden koşma sun ve de ki, hizmetkârınız sizden yeni hizmetler bekler.
2. Kojan
Altay Türkçesinde kojon biçiminde söylenen bu kavram şarkı, türkü de­mektir. Bu kavramla ilgili olarak Altay Türkçesinde kojan söyleyenler kojoncı, şarkı söylemek için de kojon aytmak, kofondamak denilmektedir.” Bu kavra­mın koş- fiili ile ilgisi açıktır. Yalnızca bir söyleyiş farkıyla Altay Türkçesinde kojan biçimini almıştır.
3. Takşut
Yalnızca Uygur dönemi eserlerde rastlanılan bu kavramın kökü konusun­da tam btr kanaat oluşmamıştır. Reşit Rahmeti Arat bu kavramın Türkçe kay­naklı olduğu kanaatindedir. O bu kavramı Divanü Lügati‘t-Türk’teki takmak, takılmak, takturmak kavramlarıyla ilgili görmektedir. Reşit Rahmeti Arat’a göre takşut da tıpkı koşug gibi ayn bir türden ziyade genel olarak şiir, nazım, beyit, manzume anlamlarına gelmektedir. Nasıl hoş- fiili "bir nesneyi başka bir nesneye ilave etmek, eşlemek” vb. yan anlamlara sahipse, tak- fiili de aynı anlamları karşılamaktadır. Dolayısıyla tak- kökünden türetilen bu kavram da güfteye beste ilave etmek (katmak, eklemek, takmak) anlamlarında kullanıl­mıştır diyebiliriz.46
4. Takmak
Bu kavram da tahşufla aynı kökten gelmektedir. Diğer Türk lehçelerinde bulmaca, ata sözü, türkü, şaka, nükte, türkü yarışı, masal vb. anlamlarında kullanılmaktadır.47
5. İr[Yır
Her iki kavram da Divanü Lugati’t-Türk’te geçmekte olup yalnızca söyleyişleri farklıdır. Kaşgarlı bu kavramlara koşma, türkü, manzume, şiir, gazel vb. karşılıklar vermektedir. Şarkı söylemek karşılığında ırlamak, yır yırlamakfşarkı söylemek); manzume yapılmak, şiir düzülmek karşılığında ise yır koşulmak kavramını kullanmaktadır.
Ir / Yır kavramları XIV. yüzyıldan beri bu anlamını muhafaza etmiş nağ­me, hava karşılığı olarak kullanılmıştır.
Fuat Köprülü bu kavramı koşuk kavramı ile birlikte anarak bir nazım şekli olarak ifade etmektedir.
6. Küğ
Bu kavram ilk olarak Uygur dönemi eserlerde geçmektedir. Besim Atalay bu kavramı höğ, Reşit Rahmeti Arat da küg biçiminde okurlar. Ancak günü­müzde küğ biçiminde okunuşu yaygınlaşmıştır. Uygur dönemi şairlerinden Aprın Çor Tigin’in bir manzumesinde tafeşut’la bir arada geçmektedir: "Başlantı Aprın Çor tigin küg’i takşut’iari: Başladı Aprm Çor Tigin manzume­leri.”
Reşit Rahmeti Arat bu kavramın değişik kaynaklardaki örneklerine baka­rak nazım, şiir, türkü, ır vb. anlamlara geldiğini ve bir ahenk cephesinin oldu­ğunu düşünmektedir. Günümüzde Türk lehçelerinde bu kavram "ses, musiki, makam, ahenk” anlamlarında kullanılmaktadır.
7.Şlok
Kelime Sanskritçe olup aslı sloka biçimindedir. Bu tür, daha çok Uygur metinlerinde görülmektedir. Türkçe’de, Sanskritçede olduğundan daha geniş bir anlam kazanmıştır. Sınırları iyice bilinmemekle beraber Şlok; “methiye manzumesi, manzume, sevindirici şiir’’ vb. yerine kullanılmıştır.
8. Padak
Bu kavram da Sanskritçeden dilimize geçmiş olup aslı pâdafea’dır. Şiir, bir şiirin (dörtlüğün) dörtte biri demektir. Türk şiirinde de bu anlamıyla mısra yerine kullanılmıştır.
9. Kavi
Bu kelimenin Sanskritçesi kâyva biçimindedir. Nesir ile nazım arasındaki artistik nesir diyebileceğimiz anlatımlar için kullanılır. Kavi türündeki eserler nesirden ayrı bir üslup özelliği bulunmakla birlikte bir şiir özelliği de kazan­mamıştır.
10. Baş/Başik
Mâni dinini benimsemiş Türklerde görülen bu kavram ilahi karşılığı ola­rak kullanılmaktadır. Soğdca Mâni metinlerinde bâşâ, bâşik, pâşik biçimlerin­de söylenişleri de vardır. Türkçe söylenişi henüz tam olarak olarak tespit edilmektedir.


Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.