Reklam Alanı

Esere Dönük Eleştiri- Yapısal Eleştiri

Yapısal Eleştiri

Yapısalcılığın amacı, biliyoruz ki Yeni Eieştiri’den farklı. Bundan ötürü edebiyat eserlerine yaklaşımı da kendine özgü­dür, daha doğrusu Rus Biçimciligi'ne yakındır, çünkü ikisi de tek tek eserleri yorumlamağa değil, tüm eserlerin paylaştığı sistemi bulmaya önem verirler. Bir tek metni çözümlemek ye­rine, o metnin başka metinlerle ilişkisini araştırarak, yazınsal gelenekleri, tekrarlanan olay örgüsü kalıplarını ve işlevlerini saptamaya çalışırlar. Bu tür yaklaşıma örnek olarak Vladimir Propp'un Rus peri masalları üzerine yaptığı incelemeyi gözden geçirmek yararlı olacaktır. Gerçi Proppr Rus Biçimciliği döne­minde vermiştir ürünlerini, ama kitabı yapısalcı bir anlayışla yazılmış, ve daha önce de söylediğimiz gibi, yıllar sonra, anlatı türlerinin yapısına eğilen Fransız yapısalcılarına bir çıkış nok­tası sağlamıştır.

İncelediği yüz Rus peri masalından çıkardığı sonuçlan Ma­salların Biçimbilimi (1928) adlı eserinde yayımlayan Propp, her şeyden önce şunu kanıtladı: masalların görünüşteki çok çe­şitliliği altında, değişmeyen ortak bir yapı vardır. Masallardaki kişilere bakarsak bunların çok çeşitli olduğunu görürüz, ama Propp, bu kişilerin eylemlerine baktığımızda bunların sayısının sınırlı olduğunu ve 31'i geçmediğini keşfetti. «İşlev» adını verdiği bu 31 eylem, olay örgüsünü meydana getiren birimlerdir ve şu sırayı izlerler:
1. Aileden biri evden uzaklaşır
2. Kahraman bir yasakla karşılaşır
3. Yasak çiğnenir
4. Saldırgan bilgi edinmeye çalışır
5. Saldırgan kurbanıyla ilgili bilgi toplar
6. Saldırgan kurbanını ya da servetini ele geçirmek için, onu aldatmayı dener
7. Kurban aldanır ve böylece istemiyerek düşmanına yar­dım etmiş olur
8. Saldırgan aileden birine zarar verir
9. Kötülüğün ya da eksikliğin haberi yayılır; bir dilek ya da buyrukla kahramana başvurulur, kahraman gönde­rilir ya da gider
10. Arayıcı-kahraman eyleme geçmeyi kabul eder
11.            Kahraman evinden ayrılır
12. Kahraman büyülü bir nesneyi ya da yardımcıyı edin­mesini sağlayan bir sınama ile karşılaşır13.           Kahraman İleride kendisine bağışta bulunacak kişinin eylemlerine tepki gösterir.
14. Büyülü nesne kahramana verilir                        .
15.            Kahraman, aradığı nesnenin bulunduğu yere ulaştırılır
16. Kahraman ve saldırgan bir çatışmada karşı karşıya gelir
17. Kahraman özel bir işaret edinir
13. Saldırgan yenik düşer
19. Başlangıçtaki kötülük giderilir ya da eksiksiz karşı­lanır
20. Kahraman geri döner
21.            Kahraman izlenir
22.            Kahramanın yardımına koşulur
23. Kahraman kimliğini gizleyerek kendi ülkesine ya da başka bir ülkeye varır
24. Düzmece bir kahraman asılsız savlar ileri sürer
25.            Kahramana güç bir iş önerilir
26.            Güç iş yerine getirilir
27.            Kahraman tanınır
28. Düzmece kahramanın, saldırgan ya da kötünün ger­çek kimliği ortaya çıkar
29. Kahraman yeni bir görünüm kazanır
30.            Düzmece kahraman ya da saldırgan cezalandırılır
31.            Kahraman evlenir ve tahta çıkar.

V. Propp’un bulduğu otuzbir işlevin hepsi de bir tek ma­salda yer almaz, bir kısmı yer alır, ama sıra değişmez. Ma­sallarda bize farklı görünen kişiler ve olaylar, gerçekte işlev­leri açısından sınırlıdırlar. Söz gelimi bir masalda «Ormanın yiğit insanları, kahramandan kendilerine üç yıl süreyle hizmet etmesini isterler»; başka bir masalda, «bir elma ağacı, bir ır­mak, bir soba ona (kahramana) oldukça sıradan bir yiyecek sunarlar»; bir diğerinde «ejderha ona ağır bir taşı kaldırmasını buyurur» (s. 48). Bu olaylar birbirinden tamamiyle ayrı görü­nüyorlar ama aslında onikinci işlevin (sınama'nın) değişik bi­çimleridir. Her birinde önemli olan kahramanın sınanmasıdır ve kahraman bu sınamadan başarıyla çıkarsa kendisine bü­yülü bir nesne bağışlanır. O halde buradaki yiğitler de, ağaç, ırmak, soba da, ejderha da sınama işlevini yerine getiren ba­ğışçılardır. Görüldüğü gibi Propp karakterlerin kendi kişisel ni­telikleriyle psikolojileri, mevkileri, cinsiyetleri ile değil, işlevle­riyle ilgileniyor, çünkü masallardaki kişiler, hayvanlar ve nes­neler sadece belli bir işlevi yerine getirsin diye masala kon­muşlardır.

Gerçi otuzbir işlev saydık, ama Propp bunların kendi ara­larında bazı alanlara göre kümelendiklerine işaret eder. «Bu alanlar işlevleri yerine getiren kişilere uygun düşen eylem alan­larıdır» (s. 83). Yedi eylem alanı saptıyor Propp; öyleyse bun­lara uygun düşen kişiler de yedidir. Başka bir deyişle, otuzbir işlevden bir kaçı aynı kişiye düştüğü için (çoğu kahramana) masallarda dağıtılacak rollerin sayısı yediyi geçmez.

1.  Saldırgan (ya da kötü kişi)
2.  Bağışçı
3.  Yardımcı
4.  Prenses
5.  Gönderen
6.  Kahraman
7.  Düzmece kahraman.
Propp masalların güzelliği, yorumu, ya da anlamı üzerinde hiç durmuyor, çünkü onun araştırdığı, bir anlatı türünün yapısı. Ve incelemesi sonucu Rus peri masalları hakkında şu dört ya­sayı ortaya koyar Propp:
1.  Kişiler kim olursa olsun ve işlevler nasıl gerçekleşti­rilirse gerçekleştirilsin, masalın değişmez, sürekli öğe­leri, kişilerin işlevleridir. İşlevler masalın temel oluştu­rucu bölümleridir.
2.  Olağanüstü masalın içerdiği işlevlerin sayısı sınırlıdır.
3.  İşlevlerin dizilişi her zaman aynıdır.
4.  Bütün olağanüstü masallar yapıları açısından aynı türe bağlanırlar (s. 31-33).
Sanırım Propp'un çalışması üzerine verdiğimiz şu özet bilgi, yapısalcıların metinlere yaklaşma yöntemleri hakkında bir fikir vermeye yeter.

Üç biçimci yöntem de edebiyatı edebiyat olarak ele almak ister. Ama Yeni Eleştiri'nin amacı tek tek eserlere yönelerek, o eserin içindeki saklı (derin) anlamı ortaya çıkarmak. Rus Biçimcileri ve Yapısalcılar ise bir tek metni çözümlemek yerine, o metnin başka metinlerle ilişkisini araştırarak yazınsal gele­nekleri, yerleşmiş kalıpları, tekrarlanan olay örgülerini ve işlevleri saptamaya çalışırlar. Ne ki Rus Biçimcileri edebiyatı incelemenin, kendine özgü yöntemiyle, kendi başına ayrı ve özgüm bir bilim olduğuna inanıyorlardı. Yapısalcılar ise özgün bir yöntem aramak gereğini duymazlar, dilbilim modelini örnek olarak almaktan yanadırlar, çünkü edebiyat da bir göstergeler sistemidir ve üstelik dilsel olduğu için, sistemi de, temelde, dilin sistemine uyacaktır.

''Berna Moran''

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.