Reklam Alanı

Yeşil Elmalar

Kitabın Özeti:        Beyoğlu’nun İstiklal caddesine yakın yarı karanlık sokaklarında bir kadının “Nuri” isimli kişiyi görmeye gelmesiyle serüven başlar. Baş kahraman Halit Cemil isimli şahıstır. Halit Cemil, komşusu Ayyaş Nuri’nin kız kardeşine aşıktır. Fötr şapkalı, parmağında zümrüt yüzük olan “Ayşe” isimli bu bayan da Halit Cemil’e aşıktır. Ayşe kocası Göksel yüzünden sıkıntıdadır ve kardeşi Nuri’den yardım istemek amacıyla ile ona geldiği bir an tanışır Halit Cemil ile. Halit Cemil ve Göksel’in benzerliği sebebi ile Göksel Halit Cemil’in kendisinin yerine geçmesini ister.

"... Benim yerime geçmenizi istiyorum. Hemen bu gece. Benim paltomu giyip buradan Göksel olarak çılan anızı istiyorum... ”

Ancak tüm bu olanlar karmaşık birer entrikadır. Hayatından endişe duyduğunu iddia eden Göksel hem kendisine benzeyen ve karısının aşığı Flalid Cemil’den hem de karısı Ayşe’den intikam almak niyetindedir. Tüm bunlar birer birer su yüzüne çıkar. İntihara karar veren Ayşe Halit Cemil’e bir mektup yazar bırakır ve ortadan kaybolur. Ancak Ayşe’yi takip eden Göksel’in adamları ona mani olur ve “Madam Roz” adlı kadının randevu evine bırakılır. Ayşe çok kötü bir haldedir. Hem sevdiğinden uzak hem de kötü muameleye maruzdur. Yazar bunu en içten duyguları ile okuyucusu ile paylaşmaktadır.

“Sevmek nedir bilir misiniz okuyucularım? Hiç sevdiniz mi okuyucularım? Eğer sevmek nedir bilmiyorsanız, sevmemişseniz; ben ne kadar dil döksem de burada, size ne ¡tadar anlatmaya çalışsam da boşuna nefes tüketmiş olunun... ”

Halid Cemil Ayşe’nin acısını yaşarken Göksel’in hatıra defterini eline geçirir ve onun geçmişini öğrenir. Göksel ve Hüseyin isimli arkadaşı Göksel’in babasını öldürür ve Fransa Guyana’sında 15 yıl kürek cezasına çarptırılırlar. Orda “Muhtar” isimli biriyle tanışırlar ve beraber altın bulup ordan kaçma planları yaparlar. Her şey yolundadır. Altın bulunur ancak Hüseyin ve Göksel Muhtar’ı hasta bir halde vahşi ormanlarda bırakarak kaçarlar. Ancak Göksel kaçmadan önce Muhtar’m Ayşe ve Nuri isimli iki çocuğu olduğunu öğrenir ve ilerleyen zaman içinde Ayşe ile evlenir. Ayşe de tıpkı Halid Cemil gibi Göksel’in hatıra defterinden gerçeği öğrenince deliye döner ve kocasına karşı büyük bir öfke duyar. Madam Ros’un evinden kaçmayı başarır ve Halid Cemil’i bulup babasını bulmayı hem de Göksel’den intikam almayı kafasına koyar.

“gidiyoruz Halit Cemi!... 'gidiyoruz Ayşe... "“... babam ölmedi, Halid Cemil bir vehimdir. Fakat öyle bir vehim ki, ya da et ve kemik bağlayarak bir hakikat olmalıdır ya da bir duman gibi büsbütün elle tutulmaz bir biçime girmelidir... öyleyse Anadolu 'ya değil babamı bulmaya... ”
Birlikte Yeni Gine’ye giderler. İngiliz sömürgeciliğinin de anlatımıyla beraber Yeni Gine’de geçen çetin bir mücadelenin ardından Muhtar’la beraber İstanbul’a dönerler. Ancak İstanbul’a vardıklarında Göksel ve Nuri’nin öldüğünü görmüşlerdir. Roman; Halit Cemil, Ayşe ve Muhtar’ın mutluluğa erişmesi ile son bulur. Roman adını kitabın son kısmındaki birkaç cümleden almaktadır: Üçü bildikte yeşil bir elma ağcının altındadır;
“...Ayşe yeşil elmayı kıpkırmızı dudakları arasında ay ışığı gibi pırıldayan dişleri ile ikiye böldü: Yarısını Halit Cemil’e uzattı;
Kocam ” dedi. “Eğer esld masallardald gibi bir de kısrağımız olsaydı; bu elmanın kabuklarını da ona yedirir ve yakında dünyaya gelecek olan Küçük Nuri 'ye bir de tay hazırlardık.
Nazım Hikmet’in ‘Yeşil Elmalar’ı bir serüven, polisiye, , gerilim romanı olarak temiz Türkçe’si ve dil kullanımındaki başarısı ile beraber sürükleyicidir.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.