Reklam Alanı

Tekil bakış açısı

Tekil bakış açısı
        Anlatıyı roman kahramanlarından birinin anlatmasına tekil bakış açısı denir. Bu şekilde anlatı, kahramanın bilgileriyle sınırlı kalır. Başka bir ifadeyle okur, tanrısal bakış açısındaki gibi her şeyden haberdar edilmez. 
Şerif Aktaş’ın, “Kahraman anlatıcının bakış açısı” adını verdiği bu anlatım biçiminde anlatıcı, vaka, şahıs kadrosu ve mekâna ait bilgileri veren kahramanın müşahede kabiliyeti, tecrübesi ve bilgi seviyesi ile sınırlıdır. Başka bir deyişle anlatıcı kahramanlardan birisiyle aynileşirKendi açıklama ve yorumlarını bir kenara bırakarak olayları anlatıdaki bir kişinin gözünden ve zihninden izleyen yazar-anlatıcı, yalnız, bakış açısını benimseyip zihnine girdiği kişi hakkında her şeyi bilen, gören tanrısal bir tutum içindedir. Anlatıdaki diğer kahramanları bakış açısını seçtiği kahramanın gözüyle görür.. Otobiyografik yöntemin hâkim olduğu romanlarda uygulanan bir anlatım biçimi olan tekil bakış açısı, 18. yüzyıldan itibaren giderek rağbet görmüş, “ben anlatım” biçimiyle sunulduğu için doğal ve sıcak, başka bir ifadeyle samimi bir hava taşır. Olayların içinde bulunan ve anlatının diğer figürlerine yakın olan tekil anlatıcı ya da ben anlatıcı, daha inandırıcı ve insancıl olarak algılanır..



Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.