Reklam Alanı

Nazım Hikmeti Benimseyenler


Nazım Hikmet yerli ve yabancı bir çok sanatçı, edebiyatçı, aydın, politikacı ve devlet adamı tarafından sevilen, desteklenen, benimsenen bir şairdir. Bunlardan ilk olarak Adnan ve Halide Adıvar çifti dikkat çekmektedir. Nazım, Va-nü, ve arkadaşları kurtuluş savasına destek verme amacıyla Anadolu’ya geçmeye karar vermişler. İnebolu’dan Anadolu’ya geçmek için gereken izin sadece Va-Nü’ye ve Nazım’a geldi. Ayrıca 100’er lira da harçlık geldi. Genç şairlere izni sağlayanın İstanbul’da iken şiirinden övgü ile bahseden Halide Edip olduğu, Anadolu Hlikümeti’nin Sağlık Bakanı kocası Abdülhak Adnan’a onun bilgi verdiği anlaşılıyordu. Halide Edip Nazım’m yenilikçi şiirlerini ilk değerlendirip övenler arasında idi. Suçsuzluğu Mehmet Ali Sebük gibi solculukla ilgisi olmayan bir avukatın bilimsel incelemesiyle ortaya konduğu halde, yönetici kadrolardan hiçbir ses gelmemesi üzerine Nazım Hikmet 8 Nisan 1950’de Başbakan Şemsettin Günaltay’a, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye dilekçeler yazmaya başlamıştı. En seçkin imzaları bir araya getiren en uzun dilekçenin başında Adnan Adıvar ile Halide Adıvar’m adları vardı. Baştaki bu iki ad yapılan eylemin siyasal bir eylem olmadığının büyük bir adli hataya son verilmesi için çaba gösterildiğinin kanıtıydı. Değerli şairin dünün de bugünün de kuşağı sahip çıkmaktadır. Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin Yayımladığı Kültür Sanat Dergisi Mart sayısını “Nazım Hikmet Burada Yatıyor...” adlı yazısı ile değerli edebiyat dehası için ayrılmış. Nazım Hikmet bir şiirinde öldükten sonra Anadolu’ya götürülmek istediğini dile getirmektedir. O’nun bu arzusu karşısında, O’nu sevenler ve benimsemiş olanlar şöyle bu uygulamaya gitmişlerdir:
Okulumuzun bahçesinde bir çınar ağacı var, üzerinde de bıı plaka yazılı: “NAZIM HİKMET BU AĞACIN ALTINDA YATIYOR Biz bu plakalardan çokça yapardık, isteyenlere gönderdik Bahçelerindeki çınar ağacının altına çaksınlar diye. Böylece Nazım sadece bir çınar ağacının altında yatıyor olacak. Hatta sadece Anadolu'da olması şart da değil ...Dünyanın her yerinde olabilir. Nazım bir dünya şairidir. Her yerde olabilir... ”

Büyük Türk şairinin af kapsamında değerlendirilmesi için imza veren pek çok aydın vardı. Bunlar şu isimlerden oluşmakta idi:
İhsan Ada, Adnan Adıvar; Halide Edip Adıvar; M.A. Afacan, Fevnıh Ağan, Haşmet Akal; Hamit Akıntı, Selami Alcpmar, N. Alaçam, Ferit Anlar, Arsîan Altın, Melih Cevdet Andci)’, Vedat Ar, Nezihe Araş, İ. Galip Arcan, Muazzez Arcay, Burhan Arpad, Muzaffer Arslan, Recai Atabek Nundlah Ataç, Falilı Rıfkı Alay, Atıf Avcı, Lütfi Ay, Sami Ayanoğlu, Mehmet Ali Ay bar, İhsan Aydın, Şerajettin Aydınlık, Necdet Mahfı Ayral, Fettah Aytaç, Hüsnü Bala, İsmail Hakla Balamir, Celal Ballar, Orhan Barlas, Ferruh Başağa, Ali Fuat Başgil, Nazım Kamil Bayıır, Burhan Belge, Recep Bilgiııer, Beğlan Birand, Behice Boran, Muhtar Bover, Saffet Nezihi Bölükbaşı, Peride Celel, Adnan Cemgil, Ümit Cengaver, İbrahim Çallı, Behçet Kemal Çağlar, Halet Çambel, Selim Ragıp Emeç, Fethi Erden, Besim Darkot, İbrahim Delideniz, llhami Demir el, Arif Derebeyoğlu, Cevat Dereli, Kazım Şinasi Der san, Salih Dizer, Ömer Rıza Doğrul, Meliha Dıımlu, Sevinç Düşünsel, Mehmet Münir Eğri boz, Mustafa Ekmekçi, Hakkı Elbeyli, Vehbi Eraîp, Yusuf Ergiiler, Faris Erkman, Şükrü Er tan, İsmail Hi lanet Ertaylan, Bülent Nuri Esen, Melcld Sait Esen, Nurettin Evin, Bedri Rahmi Eyiiboğlu, Sabahattin Eyüboğlu, Mümtaz Faik Fenik, Mithat Feıımen, Fahire Fersan, Refik Fersan, Muvaffak Garan, Macit Gökberk, Sadettin Gökçepınar, Cüneyt Gökçer, Mııkbil Gökdoğan, Abdiilbaki Gölpmarh, Samim Göneıısay, Cemal Göral, Celal Gündoğdu, Hadi Hün, Hüseyin Kemal, Hamit Şevket İnce, Avni İnse/, Mashar Şevket İpşiroğlu, İsmail İsa, Nuri İyem, Fuat İzer, Behçet Karna)’, Orhan Veli Kanık, Ali Naci Karacan, İsmail Hakkı Karafakılı, Fethi Karakaş, Nihal Karamağaralı, Mehmet Karasan, Refik Halit Karay, Cevat Karsan, Ziya Keseoğlu, Zeld Kocamemi, Bedri Koraman, Sinan Korle Feyyaz Koksal, Nuretin Şazi Kösemihal, Sait Kuran, Ercümend Belızad Lav, Tarık Leventoğlu, Kiyam Levi, Muazzez Lutas, Şeref Mengi'ı, Mahmut Morali, Berna Mor an, Ziihtü Miiridoğlu, Nadir Nadi, Nadire Sadi, Cahit Nalbantoğlu, Yaşar Nabi Nayır, Neyzen Tevfik, Sıdık Sami Onar, Hamit Orgunsu, Orhan Ziya, Gazanfer Özcan, Muvaffak Özenç, E Hem Reşit Rey, Olday Rifat, Asım Ruacan, Ali Saraçoğlu, Nejat Sarı, Nejat Sav, Mustafa Savaşkan, Haluk,, Sabri Savcı, Adnan Saygun, Mecdi Sayman, Nejat Sayman, Sabiha Sertel, Zekeriya Sertel, Reşat Sevinçsoy, Nejat Sirel, Kemal Sönmezler, Nusret Sıtman, İrfan Şahinbaş, Refia Şenbay, Ferdi Talay, Ercüment E Hem Talii, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Ali Galip Taş, Mesut Cemil Tel, Sami Teziş, Enis Tahsin Til, Cemal Tolîu, Remzi Tozanoğlu, Saip Tuna, Mustafa Şekip Tunç, Mina Urgan, Mahzar Osman Uzman, Muvaffak Üçer, Hilmi Ziya Ülken, Va- Nü, Cavit Yamaç, Ahmet Emin Yalman, Rezzan Yalman, Melih Yener, Sacit Yıımer. 

İmza veren kişilere bakıldığında sola eğimli olarak bilinen kişiler azınlıktadır. Bu İmzalar bir adli hatanın düzeltilmesi, bir hukuksuzluğun giderilmesi amacıyla verilmişti. Tüm Türk aydınları haklı bir dava adına tek yürek olmuş, aydın sorumluluğuna yakışır bir örnek bir davranış sergilemişlerdir. Türk edebiyatının beğenilen başarılı isimlerin bir çoğu Nazım Hikmet’i benimsemişler ve onu kendilerine esin kaynağı olarak seçmişlerdir. Nazım Hikmet’in edebiyat anlayışı kendinden sonra gelen birçok edebiyat dehasını etkilemiştir. Orhan Kemal’in Aziz Nesin’in Kemal Tahir’in edebiyatçılığında, 40 Kuşağının yazarlarının yazdıklarında ve daha sonraki yıllardan itibaren var olan hemen hemen tüm gerçek edebiyat adamlarımızda etkisi büyüktür. Bu konuda Zekeriya Sertel de aynı fikirdedir ve bu durumu şöyle açıklamaktadır:
“Benim tanıdığım Nazım, kalıpların içine sığmayan bir adamdı. Nazım yalnız şiirde kalıpları kırmakla kalmadı, seküler düşüncenin, dogmatizmin kalıplarını da kırdı. Bugün Türkiye'de yetişen ilerici neslin çoğu, Yaşar Kemal '1er, Aziz Nesin 'ler, Orhan Veli'ler, Kemal Talıir'ler, Mahmut Makal'ler, onun ektiği tohumların mahsulleridir. O bütün ömrünce yazdı. Yarattı, yarattı, sanat dünyasına şaheserler bıraktı... ” 
Nazım Hikmet sanatını toplumcu ideolojisinin gerçekleşmesi uğruna kullandı. Kendinden sonra sanatın toplum için olduğunu savunan bir sanatçı kuşağı yetiştirdi. Bu isimlerden en bilinenleri Haşan İzzettin Dinamo, İlhami Bekir Tez, İsmet Hüsnü Barutçu, Balaban, Orhan Kemal, A. Kadir, Ömer Faruk Toprak, Suphi Taşhan, Suat Taşer, Suavi Koçer, Kemal Tahir, Ahmet Ariftir. Bu sanatçılar Hikmet okulundan yetişmiş, her biri alanlarında bir sanatsal kişilik kazanmış, unutulma sınırını geçmiş isimlerdi.




Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.