Reklam Alanı

Kant’ta Metafiziğin Olanaklılığı


Kant’ta Metafiziğin Olanaklılığı

Kant’ın etik anlayışı, ahlakı dinden tamamen ayırmamasına rağmen, dinin egemenliğinden kurtarması bakımından büyük önem taşımaktadır. Kant’ın etik anlayışını detaylı bir şekilde incelemeden önce, etiğin temelinde yatan kavramlara değinilmesi yararlı olacaktır. Aşkınsal (transcendental) felsefesinde Kant, metafiziğin bir bilim olarak mümkün olup olmadığını ve mümkünse nasıl olduğunu sorarak işe başlar. İlk olarak önermeleri analitik ve sentetik olarak ikiye ayırmaktadır. Aslında bu ayrım Kant’tan önce Leibniz tarafından yapılmış ve Hume tarafından da kabul edilmiştir. Lebniz de önermeleri aklın doğruları ve olgusal doğruları birbirinden tamamen ayırmıştır ve aklın doğruları a prioriyken, olgusal doğrular a posterioridir.


Kant’a göre de analitik önermeler aklın doğrularıdır, bilgimizi genişletmez ve tersi çelişki olmadan kabul edilemez. Diğer taraftan sentetik önermeler ise, bilgimizi genişletir ve Kant’a göre a priori de olabilir a posteriori de. Leibniz ve Hume matematiğin önermelerini analitik olarak nitelendirirken, Kant’a göre matematiğin – özellikle de geometrinin – bazı önermeleri hem sentetik hem de a priori olabilmektedir.


Sentetik a priori önermelere “iki nokta üzerinden bir doğru geçer” önermesi örnek olarak gösterilebilir. Saf matematiğin ve fiziğin bu tür sentetik a priori önermelere sahip olduğunu belirten Kant, bu iki bilimin nasıl olanaklı olduğunu gösterdiğinde,
metafiziğin olanaklılığına giden yolun kapısını da açmış olacaktı. Uzun ve yorucu incelemesi sonucunda Kant, saf matematiğin ve fiziğin, görünün a priori formları olan yer ve zaman sayesinde mümkün olduğu sonucuna varmıştır. Kant’ın Religion within
the Boundaries of Mere Reason adlı eserinin giriş bölümünde Robert Adams şöyle
yazmaktadır:


‘’Saf Aklın Eleştirisi matematiği ve fiziği kesin bir temel üzerine kurmayı iddia etmektedir, ama bunu sadece alanını görünüşlerle (olgularla) sınırlandırma pahasına yapmaktadır. Kendinde şeyler (noumenon) teorik bilgimize ulaşılamazdır. Bizim için mümkün olan her deney, madde ve neden gibi belirli temel kavramlar ve görünün formları olarak yer ve zaman kavramları tarafından şekillendirilmelidir.’’ O halde yer ve zaman kavramlarına zorunlu olarak ihtiyaç duyulmasına rağmen, matematik ve fizik önermelerini oluşturmak için tek başına bunlar da yeterli değildir. Duyularımız tarafından elde edilen görüleri altına yerleştireceğimiz bazı kavramlara da ihtiyaç duyarız. Bu kavramlar Kant tarafından anlama yetisinin kategorileri olarak adlandırılır. Bu kategorilerin anlama eylemi sırasında nasıl işlediğini göstermek için bir örnek vermek yararlı olacaktır: Güneşin bir taşı aydınlattığını ve taşın ısındığını algılamamıza rağmen, bu olgular bir deneyim önermesi oluşturmak için yeterli değildir. Güneş ışığının taşın ısınmasına neden olduğunu söylemek için nedensellik kategorisine de ihtiyaç duyarız. Bu nedenle, algılarımızla elde edemediğimiz anlama yetisinin kategorileri de görünüşler kadar önemlidir. Kant’ın ünlü sözü “görüsüz kavramlar boş, kavramsız görüler kördür” bilginin bu iki çok önemli temelinin önemini
Vurgulamaktadır.


Kant, eğer önermelerimiz deneyimle olan bağlarını kaybederlerse, akıl yürütmelerimizin saf aklın diyalektikleri – paralogizm, antinomi ve saf aklın ideali – ile sonuçlanacağını düşünmektedir. Aynı zamanda dinin de alanına giren ölümsüzlük, özgürlük ve tanrıya ilişkin sorular cevapsız kalmaktadır. Ama bu yanılsamalar kaçınılmazdır çünkü akıl, deneyim sistemi içinde anlama yetisinin kullanımının bütünlüğüne ihtiyaç duyar ve bu nedenle deneyimin verdikleriyle yetinmez. İnsan aklının doğası özgürlük, ölümsüzlük ve tanrının varlığı ya da yokluğuyla ilgili her ispatı dışlar çünkü doğada bu üç kavramın görüsü yoktur. Gerçeklikte karşılığı olmayan bu ideler teorik aklın sınırlarını aşar. Daha sonra tekrar ele alınacak dinin ve metafiziğin bu üç kavramı Kant tarafından ne kabul edilmekte ne de reddedilmektedir. Kant’a göre bu kavramlar olgular dünyasından problematik bir şekilde uzaklaştırılmalarına rağmen, gerçekliklerini numenal dünyada ka

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.