Reklam Alanı

Deizm Nedir?


Tanrı, alem, insan ve bunlar arasındaki ilişki ilk çağdan bu yana, felsefecileri meşgul eden en önemli konulardır. Tanrı fikri, insanlık tarihi boyunca, hemen hemen tüm insanların üzerinde kafa yorduğu bir konu olmuştur. Çünkü dinsel tüm tartışmalar bir biçimde Tanrı ile ilişkilidir.


Bireyin Tanrı ve evrenle ilişkilerinin değerlendirilmesi sonucu birçok sorun ortaya çıkmıştır. Bireyin sahip olduğu nitelikler, onun bütün fikir tarihinin tartıştığı sorunları üretmesine dayanak oluşturmuştur.


Tüm bu tartışmalar, çeşitli dinsel yaklaşımların ve gruplaşmaların oluşmasına sebep olmuştur. Bu akımlar içerisinde Deizm’in modern dünya içerisinde taşıdığı önem, ötekilerden çok daha fazladır. Çünkü modern ve bilimsel fikir için en önemli adımlarından biri olan Aydınlanma Felsefesi’nin insanlık tarihine kazandırmış olduğu ve Aydınlanma Felsefe’sinin filozoflar arasında en yaygın olan dinsel yaklaşımı deizmdir, diyebiliriz. Günümüzde ise deizmin oluşturduğu felsefi geleneğin etkisiyle, dinsel inanca sahip olan insanların bile hayatlarında pratik bir biçimde varlığını sürdürdüğünü söyleyebiliriz.


Deizm nedir? Nasıl anlaşılmalı? Hangi biçimde tarif edilmiştir? Şimdi de bu soruların yanıtlarına bakalım.


Etimolojik açıdan baktığımızda, ‘’Deizm (Deism)’’ kelimesi Latince’de ‘’Tanrı’’ manasına gelen ‘’deus’’ kelimesinden türetilmiştir. Grekçe’de ise aynı  şekilde ‘’Tanrı’’ manasına gelen ‘’theos’’ sözcüğünden türetilmiş olan ‘’Teizm(Theism)’’ ile aynı kökten gelmektedir. Orijinal haliyle  her ikisi de Tanrı ve Tanrıların varlığına inanmak manasındadır. Bu yönüyle de ‘’Ateizm (Atheism)’’in antitezini oluşturmaktaydılar. Ama zamanla, deizm, kendine ait felsefi bir mana kazanıp ‘’doğal din’’ kavramı ile özdeşleşirken; teizm, dini bir atmosfere bürünerek yaratıcı ulûhiyet anlayışını ifade etmek için kullanılmıştır. Sonrasında ise, özellikle 16.yüzyıldan sonra Hıristiyan dünyasında başlayan felsefi ve teolojik tartışmalar ile birlikte, teizm, Ortodoks inançları destekleyen zihniyet için; deizm ise, geleneksel inançlara zıt düşen zihniyet için kullanılmıştır. Böylelikle, geleneksel inançları savunan ‘’teizstler’’ yanında, aklı ön planda tutan ‘’deistler’’ ortaya çıkmıştır.

Deizm’in herkes tarafından kabul görmüş ortak bir tanımı yapılamamıştır. Bunun altındaki temel neden ise, farklı kültürel ortamların, farklı tanımlara yol açmasıdır. Yine, deizmin kökeninde yer aldığı düşünülen bireylerin, birbirinden farklı yaklaşımlar öne sürmeleri ve her bireyin değişik bir duruşa sahip olması bir diğer neden olarak gösterilebilir. Doğal olarak böyle bir durumun neticesinde, bir kavram kargaşası ile karşılaşılmıştır.

G.C. Joyce’a göre deizm, tarihi ve dini bir harekete ad olma yanında, genelde Tanrı’ nın  doğası ve onunla ilişkili bir dünya hakkında belli bir fikri anlatan felsefi bir harekettir.  Önceleri teizm ile arasında bir fark yoktu. Ama daha sonra özellikle din felsefesi alanındaki çalışmalar ile teizmden ayrılmıştır. Tanrı âlem ilişkisini saatçi-saat ilişkisi gibi kurgulanıp yalnızca yaratıcı ve meydana ve belli kurallara göre işlemeye terk ettiği bir dünya anlayışı vardır.

William L. Rees göre ise; 17. Ve 18. yy’larda özellikle İngilterede  vahiy yerine aklı esas alan bir fikir hareketidir. Kısaca, âlemi yaratan fakat vahiy veya mucize gibi herhangi bir yol ile ona artık bir daha müdahale etmeyen bir Tanrı’ya, doğru ile yanlış arasında tarafsız bir farkın varlığına, yaşamın gereğinin doğruyu desteklemek olduğuna, ruhun ölümsüzlüğüne ve yaşamdaki ahlaki tavır ve davranışların benimsenmesi gerektiğine inanan bir harekettir.

Alister E. McGrath, deizmi şu şekilde tanımlar: Özellikle 18. Yüzyıl içerisinde bir grup İngiliz yazarın düşünceleriyle bir çok Aydınlanma düşüncesinin habercisi olan bir rasyonalizme dayandırılan bir terimdir. Bu terim genellikle, mutlak yaratıcı kabul edilen ama dünya ile devam eden bir ilişki ve bağı kabul etmeyen bir Tanrı anlayışına dayandırılır.

Stephen P. Weldon ise deizmi şöyle açıklar, 17. yüzyıl ve 18. yüzyıl süresince Avrupalı ve Amerikalı entelektüeller arasında yaygınlaşan dini bir harekettir. O, evrensel bir doğal dinin bütün değerini yüceltirken, özellikle Hıristiyanlık gibi vahye dayanan bir dini kabul etmez ve kınar. Deistler dünyanın, yardımsever ve akıllı bir Tanrı tarafından yaratıldığına ve matemetik açıdan harika evrensel doğa kanunlarına göre yönetildiğine inanırlar.













Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.