Reklam Alanı

Poetika...

Poetika nedir?

Poetika sözcüğü köken itibari ile  ‘’üretmek, yaratmak’’ gibi manaları olan poiein fiilinden türemiştir.  İlk defa Aristo tarafından kullanılmıştır. Bu sözcük Türkiye’de ilk kez ‘’Büyük Doğu’’ dergisinde Necip Fazıl tarafından kullanılmıştır. 1955’te ise ‘’Sonsuzluk Kervanı’’nda olmak üzere ilk defa müstakil bir başlık olarak yer almıştır. İlk kullanıldığından itibaren birbirinden ayrı manalar kazanan ya da etki alanını artıran kavram, zamanla, bazen bir edebi akım, bazen herhangi bir edebi tür, toplumların edebiyat anlayışının tanımı ve aktarımı veya edebi niteliklerini  ne olduğunu anlatmak amacı ile kullanılmıştır.


Hakan Sazyek, poetikayı mevcut veriler ile görece bir nitelik taşıyan, oluşturulan ürünleri farklı bakış açıları ile yorumlamaya dayalı  ve farklı neticeler elde etmeyi amaçlayan bir ‘’bilgi dalı’’ olarak görmektedir. Ona göre, poetika şiirin farklı tarzlarında yazılmış olan manzum eserleri açıklayan,  yorumlayan,  şerh eden  bir araştırma yöntemi bütünü olmaktan ziyade, edebi eserin manasını, şeklini, estetiğini ve üslubunu irdeleme yoluna gider.

Farklılıklar her dönemde poetika anlayışının da gelişmesi adına bir etken olmuştur. Poetika kavramı  Türk edebiyatında her ne kadar Cumhuriyet’le beraber anılmaya başlansa da, poetik anlatımlar daha önce de vardı. Her dönem ve her şair kendi poetik figürünü oluşturur.  Her yapıt mutlaka yaşadığı devirden etkilenmiştir. Ve her kalem yaşadığı  dönemin kalemiyle kağıda dokunmuştur.

Bütün bu tanımlardan sonra yine değinmek gerekirse, aslında poetika söylemi yalnızca şiir ve şairle alakalı değildir. Edebiyat üzerine fikirler toplamı bize poetik  davranışımızın özünü verir.  Tabi ki bu, aynı zamanda şiirde adeta şairin penceresinden şiirin amentüsü olarak tanımlanabilecek fikirler toplamıdır. Kuşkusuz Çağdaş Türk  Edebiyatında  poetika anlayışı üzerine bize yol gösterecek birçok satır vardır. Divan şairleri poetik fikirlerini beyitleriyle dile getirmeyi tercih ederken, Çağdaş edebiyatçılarımız ise satırların yanına aynı zamanda kişisel fikirlerini de eklemişlerdir.

Todorov, ‘’Poetikaya  Giriş’’ isimli yapıtında poetikanın hem şiirsellik hem de edebilik anlayışı belirtilir.  Ama daha çok bu özelliklerin sorgulanması gerektiği izah edilir. Onun görüşüne göre, yapıtları tek tek incelemek yerine onların iç yapısını ortaya çıkarmak gerekir.

Aristotales’in poetik anlayışında taklit merkezde yer alır. Söz konusu şiir ise taklidin nesnesi eylemdir. Bundan dolayı da eylemde bulunanlar gerekmekte ve ortaya konan eylemlerin de tutarsız olmaması gerekmektedir.Aristotales’e göre tragedyanın altı öğesi vardır. Bunlar hikaye, dil, karakter, fikirler, dekoration ve müziktir.Müzik ve dil taklit araçlarını, dekoration taklit şeklini ; hikaye, karakter ve fikirler ise nesneleri oluşturur.




Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.