Reklam Alanı

Osmanlı Döneminde Kürt Basını: Gazeteler



      1.İlk Kürt Gazetesi: Kürdistan (1898)

İlk Kürt gazetesi olan Kürdistan, 22 Nisan 1898’de Kahire’de yayın hayatına başlamıştır. Mikdat Mithad Bedirhan tarafından çıkartılan gaztenin ilk 5 sayısı Mısır’ın başkenti olan Kahire’de , 6-19 arası sayıları Cenevre’de, 20-23 arası sayıları Londra’da, 24-29 arası sayıları Folkston’da, 30 ve 31. Sayıları ise Cenevre’de yayımlandı.



Gazetenin Kahire döneminde eğitsel amaçlar güdülmüştür. Mithat Bedirha, Kürdistan gazetesinin birinci sayısının Fransızca olarak çıkarılan ekinde gazetenin çıkış amacı ve görevini şöyle aktarır: ‘’Günümüzde artık dünyada oluşan her türlü olayı gazeteler yazmaktadır. Birçok çok şeyi  gazetelerden öğrenmekteyiz. Ama ne yazık ki, o kadar cesur olan Kürtler bu durumdan mahrumdurlar. Ben de siz Kürtleri dünyadaki gelişmelerden haberdar etmek, ilim ve marifetin yollarını göstermek, Kürtçe okuma ve yazmaya teşvik etmek amacı ile bu gazeteyi çıkarıyorum’’. Bu ifadelerden de anlayacağımız gibi Kürdistan gazetesinin Kahire dönemindeki yayın politikası eğitsel amaçlıdır, diyebiliriz.

2.Kürt Teavün ve Terakki Gazetesi (1908)

Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti’ (KTTC)nin yayın organın olarak 1908 senesinde yayın hayatına başlamıştır.  KTTC tüzüğünde, bu cemiyetin Türkçe ve Kürtçe haftalık haftalık bir gazete yayınlayacağı açıklanmıştır. Buna uygun olarak Cemiyetin yayın organı olan Kürt Teavün ve Terakki Gazetesi İstanbul’da yayın hayatına başlamıştır.Cemiyet  tarafından seçilen imtiyaz sahibi, yazarı ve müdürü Süleymaniyeli Tevfik’tir. Başyazarı ise Diyarbekirli Ahmet Cemil (Tiyatrocu Orhan Asena’nın babasıdır)dır.

Kürt Teavün ve Teraki gazetesinin ilk sayıları 8 sayfa olarak çıkmıştır. Ama beşinci sayıdan itibaren sayfa sayısı fazlalaştırılmıştır. İlk sayıda genel anlamda cemiyetin çalışmalarına yer verilmiştir. Bu gazetede Süleyman Nazif’in de çalışmaları yer alır. Gazetede yer alan yazılar içinde  göze çarpan iki ilginç yazı bulunmaktadır.  Bunlardan biri gazetesin ikinci sayısında yer alan ‘’Kürt ve Kürdistan’’ başlıklı yazı, ikincisi ise, ‘’İzmir ‘’Kürdistan Değil’’ ‘’başlıklı yazılardır. Bu her iki yazıda da Süleyman Nazif’e aittir. Ve yine bu iki yazı da  Kürtlerin övüldüğü ve Kürtlere yönelik baskıların eleştirildiği yazılardır. Süleyman Nazif, özellikle 1920’li yıllardan sonra Kürtler konusunda düşüncelerini değiştirerek oldukça tutucu bir dünya görüşüne sahip olmuştur.

Gazete Kürt ve edebiyatı ağırlıklı olarak işlenmiştir. Kürtlerin kendi dilleri ile eğitim yapmaları ve okul talep etmeleri sürekli vurgulanmıştır. Gazetenin bağlı olduğu KTTC, 25 Eylül tarihinde İstanbul  Vezneciler’de bir kulüp açmıştır.  Kulübün amacı aynı fikirde olan insanları tek çatı altında toplamaktır.   Cemiyet Ayrıca Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Muş ve Musul’da birer şube açmıştır.

              3.Sark ve Kürdistan Gazetesi (1908)

Sark ve Kürdistan gazetesi 1908 yılında yayına başlamıştır. İstanbul’da haftada iki defa çıkarılan 4 sayfalık gazetenin bütün yazıları Arapça harfler ile Türkçe ve Kürtçe olarak yayınlanmıştır. Kaç sayı çıktığı belli olmayan gazetede  yoğunluklu olarak Sarkı’ın durumu, Kürtler ve Bosna Hersek’le ilgili  yazılar yer almaktadır.

Gazetenin Sahipleri olarak kayıtlara geçen kişiler şunlardır: ‘’Ehmed Şerifê Herseki, Bedrîyê Meletiyê, İsmailê Hersekî.. Ehmed Şerifê HersekÎ  sorumlu yazı işleri müdürü, Bedriyê Meletîiyê ise başyazardır.

4.Kürdistan (1908)

1908 yılında, ikinci Meşrutiyet’ten sonra İstanbul’da yayın hayatına başlamıştır. İlk Kürt gazetesi olan Kürdistan’la alakası yoktur. Sadece aynı isim benzerliğini taşıyan başka bir gazetedir. Ki daha sonraki dönemlerde bu isim ile çok sayıda dergi ve gazete  çıkarılmıştır.

Bedirhan ailesinden Süreyya Bedirhan cezaevinden çıktıktan sonra bu gazeteyi çıkarmaya başlamıştır. Yaklaşık bir senelik yayın hayatı olan Kürdistan gazetesi, 13 Nisan 1909’da ,se kapatmıştır.

5.Peyman

15 Haziran 1909’da İkinci meşrutiyetten sonra Diyarbakır’da çıkmıştır. İlk sayısı İttihat ve Terakki tarafından yayınlanmıştır.

Haftalık olarak çıkan gazete her pazartesi çıkmaktaydı. İmtiyaz sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mirikatibizade Şükrü, gazetenin başyazarı ise E.Baki’ydi.  Gazete, Devlete ait olan Diyarbakır Vilayet Matbaası’nda basılmıştır. Ve Diyarbakır’da yayınlanan ilk özel gazete olarak bilinmektedir.  Peyman gazetesi çok dilli bir yayın içeriğine sahipti. İçinde Arapça, Süryanice, Ermenice, Kürtçe haber ve yazılara yer verilerek bazen bu diller de özel sayfalar da çıkarmaktaydı.

Bu gazeteyi de Kürtçe gazete olarak değerlendirilmesinin nedeni yalnızca bazı sayılarında Kürtçe yazılar yayınlanmasındandır. Böylelikle Osmanlı tarafında çıkarılan  bir gazetede ilk defa  Kürtçe içeriğe yer verilmesi anlamında bir ilki teşkil etmektedir.

Hilmi Ziya Ülken, Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi isimli yapıtında Ziya Gökalp’ın Peyman gazetesinde Vedat, Tevfik Sedat ve Mehmet Mehdi gibi kişiler ile yazı yazdığını belirtmektedir. Gazetenin 12. Sayısında Ziya GökalpSelanik’teki İttihat ve Terakki kongresine girmeden önce  ‘’Sureti Nutuk’’ başlıklı Kürtçe ve Türkçe bir yazı yazmıştır.

Peyman gazetesi toplamda 12 sayı yayınlamıştır. Son sayısı 31 Ağustos 1909’da çıktıktan sonra yayınına son verilmiştir.

6.Amidi Sevda (1909)

Ali Emiri tarafından çıkarılan gazetedir. Gazetenin sahibi ise Mehmet Şükri Dİyarbekiri’dir.  Gazetenin kapağında şunlar yazılmıştır: ‘’Her on beş günde bir nesrolunur, İlmî, fennî, içtimaî, edebî gazetedir.

7.Jîn (Yaşam)
1918-1919 yılları arasında Jîn dergisi 25 sayı yayınlamıştır. Daha önce aynı adla yayınlanan derginin kapatılmasından sonra aynı adla gazete olarak yayın hayatını sürdürmüştür. Bazı kaynaklarda Jîn dergisi ve gazetesini ayrı ayrı olarak değerlendirilmez. İkisi de dergi olarak kabul edilmektedir.

Gazetenin İlk sayfasında  şu cümleler yer alır :’’ Din, Edebiyat, İçtimaiyat ve İktisadiyattan bahseden Kürtçe-Türkçe bir mecmuadır. ‘’ Gazete abonelik sistemi ile dağıtılmıştır.

8.Gazî (Çağrı)

Ekrem Cemil Paşa anılarında Gazi Gazetesinin Kürdistan Cemiyeti tarafından 1919’da yayına başladığını açıklamaktadır. Diyarbakır’da yayına başlayan gazete birkaç sayı çıktıktan sonra Kürdistan Cemiyeti’nin kapatılmasıyla ufak bir matbaada yayınını sürdürmüştür. Tam olarak ne zaman yayınına son verildiği bilinmemektedir.

Gazetede yazı yazan kişilerin bazıları şunlardır: ‘’ Avukat Sehid Hacı Muhammed Efendi,  Henizade Resat, Sehid Cemil Pasazade Cevdet, Pertew Begê Lici, Ali, Mirikatibizade Cemil Beg…

9.Bangi Kürdistan (Kürdistan’a Sesleniş) (1992)

1914’te Güney Kürdistan’da Bangi Kürt adlı bir deri çıkmıştır. O derginin bu gazeteyle birçok benzer yönünün olmasından dolayı  ikisi aynı sanılmaktadır. Bundan dolayı olabilir ki birçok kaynak bu gazeteye yer vermemektedir. Ama araştırmalar neticesinde  görülmüştür ki ikisi aynı değildir. Biri dergi biri gazetedir.  Zaten çıkış tarihleri de aynı değildir.

Gazetenin İmtiyaz sahibi olan Mirliwa Mustafa gazetenin amacını ilk sayıda şöyle aktarır: ‘’Bu gazate bütün Kürtler içindir. Yiğit Kürtleri uyandırma ve  ataları hakkında bilgilendirmek amaçlıdır. Kürtler dünyadan habersizidir. Bunun nedeni cahilliktir. Zaman savaş, silah zamanı değildir. Zaman, ilim ve eğitim zamanıdır. Ey Kürtler gelin Bangi Kürdistan’ı dinleyin. Bangi Kürdistan vatan ve vatan çocuklarına yol göstermek içindir.’’

         



Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.