Reklam Alanı

Zerdüşt'ün Demokrasi Tarihindeki Yeri

         
       
  Zerdüştlük çok çarpıcı bir şekilde komünal demokratik değerlerin ifadesidir. Hatta şöyle bir yargı vardır: Zerdüştlük, o günün koşullarında, o çağın toplumlarının yaşadığı bilincin çok ötesinde bir bilinçle kendi felsefesini ortaya çıkarıyor. Daha doğrusu, etnisitenin ve toplumun özünde var olan komünal demokratik değerleri derinliğine anlayıp bunu bir sistem haline getirmeye çalışıyor. Ne var ki, komünal demokratik bilinci geriletilmiş  toplumun algılama düzeyi Zerdüşt’ün felsefesinin ufkunu kavramaktan uzak kalıyor. Bu nedenle şehirlere doğru etkisi zayıftır.  Zerdüşt o güne kadar var olan iktidarcı zihniyetin hakim olduğu yaşam felsefesini çok etkileyici bir biçimde kıracak koşulları bulamamıştır. Nitekim Zerdüşt bu nedenle çok geniş toplumsal kesimlere yayılamıyor. Ağırlıklı olarak kırla sınırlı bir din olarak kalıyor. 


          Zerdüştlük İslamiyet, Hristiyanlık ve Yahudilik gibi çok yaygın hale gelmiyor. Ancak  Zerdüştlük eşitlik, adalet, ekolojik yaşam ve kadına yaklaşım açısından  çok önemli
bir duraktır.  O  da kendi kabuğunda kalmıyor ; doğuya, batıya her tarafa belli düzeyde kendi felsefesini taşırıyor.  Zerdüşt’ün demokrasi tarihi açısından,  insanlık tarihi açısından önemli bir felsefi hamlesi var. Ondan önce de isyanlar mevcuttu. Ancak bu tam bir felsefi düzeye ulaşmış değildi. O güne kadar ki bütün inançların hepsinde kadercilik vardır.Zerdüşt, felsefeyle birlikte kaderciliğe darbe vuruyor. İnsanların kaderinin şurada burada belirleneceğini söylemiyor.  Aksine ‘’insan kaderini kendisi belirler, toplum kendi kaderini kendisi belirler.’’ Diye bir felsefe ortaya çıkartıyor. Bu da toplumu güç yapan demokratik duruşu açığa devrimsel bir zihniyet değişimidir. Çünkü kadercilik kırılmadan iktidarcı ve devletçi sisteme karşı mücadeleyi felsefi ve düşünsel olarak ortaya çıkarmak mümkün değildir.

         Zerdüştlük inancında iyilik ve kötülük tanrıları vardır. İyilik tanrısı nasıl kazanacak, kötülük tanrısı nasıl kaybedecek? Bunun için Zerdüşt , ‘’insanlar her gün iyilik tanrısı için bir şeyler yaparlarsa o zaman iyilikler çoğalacak, kötülükler kovulacak’’ diyor.  Bu  nedenle bütün insanlara her gün bir iyilik yapmalarını, böylelikle iyilikleri çoğaltarak kötülükleri toplumdan kovmalarını öğütlüyor. Kötülüklerin kovulmasını kendiliğindenciliğe ya da herhangi bir güce değil insanın eylemine bağlayan, insanın her gün bir şey yapmasına bağlayan bir felsefe ortaya  çıkarıyor. Bu da o güne kadar insanda var olan kaderci zihniyet yerine, kendi geleceğini ve yaşamını kendi eline alan bir felsefe, bir mücadele felsefesi  geliştirmiş oluyor.  Dolayısıyla Zerdüşt de insanlık tarihinde önemli bir durak olarak özgürlük ve demokrasi tarihinde yerini alıyor. Zerdüşt’ün değerleri, zihniyet ve vicdan devrimini daha da geliştiren bir birikim yaratıyor.

Blogger tarafından desteklenmektedir.