Reklam Alanı

Mutluluğu Ahlakta Arayan Filozof: Descartes

         
Descartes, 17. Yüzyıl akılcı filozofudur. Duygu ile ilgili düşüncesinde akılcılığı daha baskın bir yer tutar.  O, aklın hisler üzerinde bir kontrolü olması gerektiğine inanıyordu.   Ona göre güçlü olan insan aklını duygularının önünde tutan insandır.

          Tutkuların başlıca niteliği bedensel olan şeyleri istemeye ruhu itmek ve yöneltmektir. Descartes insan akılsallığını insan duygusallığından daha önemli görür. Bununla birlikte bu akılsallığın bu duygusallığı denetlemesinden yanadır. Bireyin ahlak açısından güçlülüğü, tutkularına söz geçirebilme gücüyle belirgindir. Descartes’e göre akılı insan kendine egemen olan insandır.


        Descartes insanı beden-ruh bütünü olarak görür.  Beden ve ruh iki ayrı töz olup, ruhun özü düşünce bedeninki ise uzamdır. Bu iki özellik birbirine indirgenemez ama ikisi arasında karşılıklı bir etkileşim vardır.  Felsefe tarihinde bu ‘’düalist etkileşim’’ olarak bilinmektedir.  Maddenin ruha ve ruhun da maddeye bir üstünlüğü söz konusu değildir.

        Descartes’a göre  madde kendiliğinde bilinen ve kendiliğinde var olan bilinen gerçek bir cevherdir.  Bu da bizde düşüncesi bulunan uzamdır.  Böylece de uzam boşluk değil gerçekliktir.  Descartes’a göre madde kendiliğinde vardır ve Tanrı ile varlıkta sürekli ve sonsuz kalmaktadır.  Descartes, ruhun bedendeki yerinin beyin olduğuna inanıyordu.

       Descartes’a göre ahlakın son amacı bize üstün iyiyi vermesidir. Üstün iyi ise hakikatin ilk nedenlerle bilinmesidir. Üstün iyiyle beraber gelen bilgelik bizi mutluluğa götürecektir.
Descartes’ın felsefesinde ilki Temelli ahlak diğeri Geçici ahlak  olmak üzere iki tür ahlak vardır. Bizi mutluluğa götüren ise  temelli ahlaktır. Geçici ahlak bizi mutluluğa götüremez. O sadece insanlarla olan iletişimde göstermemiz gereken uyum konusunda bize yol gösterir.

    Descartes’e göre bilgeliğin son meyvesi temelli ahlaktır. Bilgelik ise ilim üstüne kurulmuştur. Descartes düzenli bir yaşam kurmamız ve kararsızlık yaşamamamız adına bazı geçici ahlak kuralları belirlemiştir.  ‘’Metot Üzerine Konuşma’’ adlı eserinde belirlediği geçici ahlak kuralları bizleri üstün iyiye ve mutluluğa ulaştıracak  yardımcı ahlak kurallarıdır. Bu kurallar şunlardır:

1        1)  Tanrı’nın küçüklüğümden beri içinde yetişmesine inayet buyurduğu dine sağlam bir şekilde bağlı kalmak... İnancımızı koruyarak, içinde yer aldığımız toplumun görenek-geleneklerine ve yasalarına saygılı olmalıyız. Ölçülü olmak bu kural açısından önemlidir.

2      2)   En şüpheli kanaatleri bile bir defa kabul ettikten sonra pek emin kanaatlermiş gibi sürekli sebatla takip etmek…  Descartes’e göre erdemli insan kararlı olan insandır. Hayat içerisinde seçimlerimizi  bize en doğru görünene göre yaparız. Bunu da anca kararlı biri olarak yapsak gerçekleştirebiliriz. Sebatlı ve kararlı olmak bizi mutluluğa ulaştırır.

3     3) Dünyanın düzenini şansa bırakmamalıyız.  Çünkü dünya düzenini yalnızca Tanrı  belirlemiştir. Mücadelemiz neyin bizim gücümüzle olduğunu ve neleri değiştirebileceğimizi dikkate almakla ilgilidir. Gücümüzün yetersiz kaldığı şeylerin imkansız olduğunu görmek ancak bu bilinçle mümkündür. Elde edemeyeceğimiz şeyleri istemekten vazgeçmek için bu  kuralı uygulamak yeterlidir.

           Geçici ahlak temelli ahlak gibi iyiyi veremez. Üstün iyiye ulaşma yolunda kendimizle ve çevremizle kurduğumuz ilişkilerle ilişkili olan bir uyum gereklidir.  İşte bu noktada geçici ahlak kurallarının uygulanması  ihtiyacı olan bu uyumu sağlayacaktır.


Blogger tarafından desteklenmektedir.