Reklam Alanı

Kızılderililer Yüzlerine Neden Dövme Yaparlardı?


   Dövme, bir boya nesnesinin belirli bir teknik ile altderi yüzeyine kadar işlenmesi olarak açıklanabilir. Dövmenin yapımında, bitki özleri, kına, safran, is, çivit gibi malzemeler kullanılabilir. Bu malzemeler iğne benzeri araçların yardımı ile deride oluşturulan yarıkların içine işlenir.



Çok eski kültürlerin yaşam tarzına baktığımızda; ay, güneş ve yıldız gibi nesnelerin kutsallığına olan bir inanış vardır. Buna bağlı olarak da yazı öncesi dönemde birçok uygarlığın bazı nesneleri sembollleştirdiği görülmüştür. Çünkü; işaretler ve semboller yazının bulunmasından önce yaşam bulmuştur. İnsanoğlu yüzyıllar boyunca bu semboller ile bazı mesajlar aktarmaya çalışmışlardır.



Nesnelere ve sembollere verilen kutsallık, sosyal yapıda oluşan kişiselliğin toplumsal dönüşümü ile bir arada ortak değişim sürecinden geçer. İşte bu nokta totemizm ve animizmin anlamlaştırdığı, süs eşyaları, sakatlamaları, yüzde ve bedende keskin bir alet ile yapılan yarmaları, dövmeleri, totem ile ilgili bir takım işaretler, klanlar ile kabileleri birbirinden ayıran öğeler ve hepsinden fazlası dini bir takım muskalar olarak kabul etmek gerekir.

Totemle insan arasında yakın bir ilişki vardır. Ki Freud da ‘’Totem her şeyden önce klanların atasıdır, koruyucusudur’’ der. İlkel  toplumlarda yüz ve beden boyamanın amacı; bazen süs bazen de gizlenmek için kullanılan bir örtüdür. Totemizm inancında Tanrılara hoş görünmek adına ayinlerde yüzler boyanırdı. Öte yandan bedenlerine yaptıkları dövmeler ile sahip oldukları klanın simgesini totem yaparlar. Dövme ve ruhani güçler arasında da bazı bağlantılar vardır. Ruhlardan yardım almak gayesiyle savaşlarda başarılı olmak için dövmeler yapılmıştır.

‘‘Kas üslubunun yaygın olarak tasvir edilmiş olup, çok daha sonraları N. Polosmak’ın Ukok’ta kazdığı kadın asilzadenin gövdesinde de bu hayvan resimlerinin benzerleri bulunmuştur’’

1991’de Profesör Kinler Spinrdler tarafından Avusturya-İtalya sınırında görülen mumyalanmış ceset üzerindeki dövmeler şimdiye kadar bulunan en eski dövme örneklerinden biridir.  

Avusturya ile İtalya arasında Ötziler Alplerinde bulunan ve M.Ö.3300 yıllarında bronz çağından kaldığı düşünülen mumyanın, vücudu tamamıyla korunmuş olan buz adama aittir ki, bu mumya bulunduğu bölgenin adıyla anılmaktadır. Cesedin gövdesinde ve bacaklarında yoğun olmak üzere farklı yerlerinde 57 adet dövme bulunduğu, vücudunun bu bölgelerinde artrit olduğu için terapötik amaçlı dövme yapıldığı kaynaklarca ifade edilmektedir

Kızılderili’ler Yüzlerine Neden Dövme Yaparlardı?


Dövmeler, süslenme tutkusunun dışında  iyi olmayan ruhlardan korunmak ve şifa amaçlı ilkel insanların dövme yaptıkları görülür. Kakau olarak bilinen Hawai halkı da kendilerine ait bir dövme sanatına sahiptirler. Erkekler bacaklarına, kollarına, yüzlerine ve gövdelerine kadınlar ise el, parmak, dil ve bileklerine dövme yaptırırlardı. Yalnızca süslenmek amacıyla kullanılmaz aynı zamanda sağlık bakımından da iyi hissetmek, koruyucu etkisiyle kullanılırdı. Dövmenin bütün bu görevleri, belli bir toplum tarafından kabul edilmiştir belki ama dövmenin biçimleri, tekniği, bedendeki yeri e yapılma koşulları toplumdan topluma değişim gösterir. Gerçek tılsım özelliği taşıyan pek çok dövmenin görevi, bireyi cinlerden korumaktır.  Kişinin özellikle zayıf olduğu kabul edilen organlarının çevresine (Ağız, burun delikleri, kasıklar) yapılır. İnsanda oluşturduğu tepki dolayısıyla dövme, bir bakıma hastalığı önleyici bir değer taşır. Ve hastalığın çeşidine göre değişik yerlere yapılır. Kızılderili kabilelerin çoğunda da alın, baş, diş ağrısına kötü niyetli ruhların neden olduğuna inanılırdı. Bundan dolayı da ağrıyan yere yani yüzlerine dövme yaparlardı. 

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.