Reklam Alanı

Klasizm Nedir?

Klasizm Nedir?

‘’Klasik sözcüğü köken itibari ile ‘’seçme’’ anlamına gelen Latince ‘’classicus’’tan gelmektedir.  Sözcük hem Batı dillerinde hem de Türkçede farklı bireyler ve farklı dönemlerde farklı manalarda kullanılmıştır. Bir edebiyat terimi olarak, ilk önce 17.yy.ın ikinci yarısında yetişen büyük Fransız şairleri için birinci sınıf yazar anlamında kullanılmıştır ama edebi akımla ilgili olarak klasik sözcüğü daha geniş bir anlam kazanmıştır.

Klasik edebiyat 1598-1715 yılına kadar olan süreçtir. Bu uzun soluklu süreçte ortaya konulan edebi hareketleri anlamlandırmak için dönem dönem  incelemek gerekir. Ülkenin siyasi ve sosyal yapısındaki biçimlenmeler, iktidarın tutumu, bu dönem edebiyatçı ve düşünürlerin tutumlarını etkilemiştir. Bu da her dönemin kendine ait niteliklerinin oluşmasına neden olmuştur. 


Klasisizmin Ortaya Çıkışındaki Nedenler
  
1560 yılından itibaren 17.yy.ın başına kadar, kırk yıl süreyle Fransa, din savaşları yüzünden bunalımlı bir süreç geçirmiştir. Sonunda da yorgun düşmüştür. Bu bunalımlı süreç 17.yy.ın başından itibaren bir düzen ve disiplin arzusunu, her alandan disiplin arzusunu arkasında sürüklemiştir.

Bu sıkıntılı süreçten çıkış olarak gözüken çözüm yolu mutlak monarşi olmuştur. Siyasi alanda başlayan bu durumun etkileri edebiyata olduğu gibi yansıyarak aynı disiplin ve düzen isteği bu dönemde oluşan klasik edebiyatın temelini oluşturmuştur.

Sosyal nedenlere baktığımızda ise; siyasi nedenlerin başlatmış olduğu başkalaşım süreci, kabuk değiştiren Fransa’nın sosyal yapısını değiştirmiştir. Yeni bir sınıfı doğurmuştur. Ekonomik durumu iyi olan orta sınıf, gittikçe güçlenmiştir. Asillere karşı kralın yerinde yer almışlardır. Bu sınıfın adı Burjuva’dır.  Değişen sosyal yaşamın yapısı ve yeni biçimi, De La Fayette’nin romanında olduğu gibi klasik edebiyatın yapıtlarında konu edilir. Yapıt, aristokratların ve burjuvanın toplantılarını, sarayla olan ilişkilerine, dönemin sosyal yaşamına pek çok yönüyle yer verir.

Kültürel  nedenleri ise şöyle ifade edebiliriz; 1540’larda Pleiade ismi verilen hümanist bir şair grubunun oluşturduğu şiir dilinin Fransızcayı bir çıkmaza bıraktığını düşünen Malharbe, ana dillerini bu çıkmazdan çıkarmak için bir temizlik yapılması gerektiğini düşünür. Pleiade şairlerinin, Latin ve Yunan şairlerinin şiirlerinde ilham alarak buldukları yeni yöntemlerle dillerini geliştirmeye çalışmışlardır. Bu çabaları sonucunda, Fransız dilini de Fransız edebiyatını da, Eski Yunan ve Latin edebiyatının eksiksizliğine eriştirmek istemişlerdi. Tüm bu yapılanlar karşısında, François de Malherbe (1555-1628), 1605 senesinden itibaren dil ve şair alanındaki teorileri ekseninde bazı yenilikleri yaşama geçirmeye başlar. Malharbe, Fransızcanın karışıklıklarından, çapraşık cümlelerden, abartılı imajlardan, yabancı kelime ve deyimlerden arındırılıp sadeleştirilmesi gerektiğini açıklamıştır.

Klasizmin Özellikleri

*Konular, eski Latin ve yunan kaynaklarından alınmıştır.
*Akıl, sağduyu ve insan doğasına önem verilmiştir.
*Sanat sanat içindir, anlayışı benimsenmiştir.
*Sanatçılar, eserlerinde kişiliklerini saklamışlardır.
*Kahramanlar ruhsal özellikleri ile ele alınmıştır.
*Fiziksel ve sosyal çevre değişken olduğundan dolayı  önemli değildir.
*İnsanların her zaman, her çevrede, her toplumda benzer duygu  ve fikirde oldukları kabul edilmiştir. Bundan dolayı da eserlerde benzer tipler oluşturulmuştur.
*Tiyatroda üç birlik kuralına –yer, zaman ve olay birliği- uyulmuştur.

Klasizmin Dünya Edebiyatındaki Temsilcileri

*Madam De La Fayette(1634-1693)
 *Francçois de la Mothe Fenelon (1651-1715)
*Jean de la Bruyere (1645-1696)
*Jean Racine (1639-1699)
*Nicolas Boileau (1636-1711)
*Jacgues-Benigne Bossuet (1627-1704)
*Blaise Pascal (1623-166)
*Moliere (1622-1673)
*Jean de la Fontaine (1621-1695)
*John Milton (1608-1674)
*PierreCornellie (1606-1684)
*François de Malherbe (1555-1628) 

Türk Edebiyatında Klasisizm
  
Klasik edebiyatın Fransa’da etkili olduğu süreçlerde, Türk edebiyatında daha divan edebiyatının etkisi devam etmekteydi. Türk edebiyatı diğer akımlarda olduğu gibi klasizm ile de ortaya çıktığı zamandan sonraki süreçte  tanışır. Klasizm, 1839 yılında yani siyasi Tanzimat’tan yaklaşık otuz yıl kadar sonra klasiklerden yapılan çeviri veya adaptasyon biçiminde yer almaktadır.
  

Türk edebiyatında Şinasi, Ali Bey, Ahmet Vefik Paşa klasizmin temsilcileridir. Klasizm edebi akımına ait yapıtlar, Türk edebiyatında Tanzimat Dönemi edebiyatıyla gözükmeye başlanmıştır. Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere’den yaptığı adaptasyon ve çeviriler, klasik edebiyatın tanınmasında etkili olmuştur diyebiliriz.

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.