Reklam Alanı

Dostoyevski’nin ‘’sıradan’’ Nietzche’nin ‘’sürü’’ İnsanı

       
         Dostoyevski’nin eserlerindeki sıradan insan örneklerini ele aldığımızda üç farklı sıradan insan ile karşılaşırız. Bunlar; dar kafalı insanlar, yoksul insanlar ve akıllı sıradan insanlardır.  Güzelliğin ve ahlakın taşıyıcısı olarak gördüğü fakir sıradanlar, her türlü zulümden kin duyan ama isyana kalkışmayacak kadar dindar olan kişilerdir. Dostoyevski’nin, eserlerinde Sonya gibi fakir sıradanları kötülemek yerine onları yücelttiğini görmekteyiz. Budala romanında genişçe yer verdiği akıllı ve dar kafalı sıradanlara ise fakir
sıradanlarayaklaştığı gibi yaklaşmamaktadır. Ve aynı zamanda onları eleştirmektedir. Gündelik yaşamın vazgeçilmez bir halkası olarak gördüğü bu insanlar, özgün olmaktan yoksundurlar. Sığ kafalı sıradanları kendilerine olan sınırsız güvenleri, akıllı sıradanları ise herkes gibi olmamak adına değişik oyunlara başvurmaları ve hep hesap peşinde olmaları nedeniyle yermektedir. İçinde bulundukları fakirlikten utanan, kibirli, çıkarcı, öfke dolu ve kıskanç bu insanlar cesaretten de yoksundurlar.

         Nietzche’nin sürü insanı ise; din adamlarının ve mevcut ahlaki değer yargılarının etkisinde kalan, gerçekliği başkasının gözleriyle gören ve yorumlayan, Tanrı’nın varlığına inanan insanlardır. Yaşadığı çağda insanların büyük çoğunluğunun sürü insanı olduğunu söyleyen Nietzche, menfaatçi olarak gördüğü ve üstün insanların kuvvetine direnebilmek adına değişik taktiklere başvurduğu için eleştirdiği sürü insanını dini, ahlaki ve felsefi tüm değerleri yük taşıyan birer deveye benzetir. Modern Batı toplumunda dinin yıkılmasıyla sürü insanının varlığını son insan olarak sürdürdüğünü söyleyen Nİetzche, bu insan tipini de bilime ve akla olan sınırsız güvenleri nedeniyle eleştirmektedir. Bu insanlar Tanrı’ya inanmasalar da Tanrı’nın ölmesiyle meydana gelen boşluğu bilim ve akılla doldurdukları için ona göre bunlar da sürü insanıdır. Nietzche’nin sürü insanının özellikleri ile Dostoyevski’nin dar kafalı ve akıllı sıradan insanların özellikleri arasında benzerlik söz konusudur. Sürü insanı da akıllı sıradan insan da kendisiyle barışık değildir. İkisinde de hınç duygusu hakimdir.  Yaşamları boyunca hesap yapan ve menfaatleri peşinde koşan bu insanların yaşamları çeşitli taktiklerle geçer. Nietzche gibi Dostoyevski de yaşamış olduğu dönemde edebiyat dünyasında ve toplumda birçok sıradan insanın var olduğunu söylemektedir. Yazarın eserlerinde akıllı sıradanlar, Tanrı’dan ve ahlaktan uzaklaşmaya, insanlara ve yaşama olan sevgisini yitirmeye başladığı için bu nitelikleri taşırken, Nietzche’de dindar ve ahlaklı olduğu için sürü olmaktadırlar.

         Nietzsche’nin tersine Dostoyevski, dindar ve ahlaklı olan yoksul sıradanların gerçekliği kendi gözleriyle gördüğünü fakat kadere ve Tanrı’ya inandıkları için başkaldırmadıklarını dile getirir ve onların insancık değil insan olduklarına vurgu yapar. Nietzche ise Hıristiyanlığın ve mevcut ahlaki değer yargılarının , ahlaklı ve dindar olan yoksul sıradanların realiteyi kendi gözleriyle gördüğünü fakat Tanrı’ya ve kadere inandıkları için başkaldırmadıklarını belirtir ve onların insancık değil insan olduklarına vurgu yapar. Nietzsche ise mevcut ahlaki değer yargılarının ve Hıristiyanlığın gerilemeye-yıkılışa sebep olduğunu savunmaktadır. Çünkü bunlar, insanı içgüdülerinden utandırdığından sürü durumuna getirmektedir.


Dostoyevski, sığ düşünceli ve akıllı sıradan insan tiplerini fazlalık  ve  yığın olarak görürken, Nietzsche ise sürüyle yığını değil sürünün bir zamanlar yıkılmamasını sağlamış bir ahlakla bağlı insan gruplarını ve her türlü gruplaşmayı kastetmektedir.
Blogger tarafından desteklenmektedir.