Reklam Alanı

Cicero'nun Gözüyle; İnsanı Mutsuz Eden Şeyler

    Cicero, bireyleri mutsuz eden şeylerin başında ölüm korkusunun olduğunu düşünür. Bireylerin bedenleri ile birlikte ruhlarının ölmediğini, ölüm sırasında bireylerin acı çekmediğini savunur. İnsanların ölümden korkmasının nedeni daha önce bu duyguyu tatmadıklarındandır.  Oysa ölüm doğal olan bir şeydir bu yüzden kaçınılmazdır. Doğal olandan korkulmamalıdır. 

    Tutku da bireyleri mutsuz eden bir başka şeydir. Cicero’ya göre bütün kötülüklerin anası tutkudur. 
Tutkuların kölesi olan bir insan uzun zamanlı bir mutluluğa ulaşamaz. Ondaki haz sürekli değildir, gelip geçicidir. Bu çeşit insanlardan her türlü kötülük gelebilir. Çünkü kötü insanlar tutkularının esiri olanlardır. Ailesine kötü davranışlarda bulunanlar tutkularına yenik insanlardır. Zevkine düşkün olan bireylerin güvensiz olduğunu düşünen Cicero  bu tür insanların ancak geçici bir mutluluğunun olabileceğini belirtir. 


     Cicero’ya göre kızgınlık aklın karşısındadır. İnsan sinirine yenik düşüp aklıyla hareket etmezse mutlu olamaz. Kızgınlığın- sinirin düşünerek çözülmesi gerektiği kanaatindedir. ‘’ Gerçekten de akıl ruhumuzun en iyi yanıdır. Akıl üstün geldi mi, kızgınlığın, şehvet duygularının, körü körüne davranışların yeri yoktur’’. Der. 

     Zenginliğin, paranın, tutkuların doyumu yoktur. Bireyler bunları elde etseler bile hep daha fazlasını arzularlar.  ‘’Nitekim isteğin neden olduğu açlık hiçbir zaman ne doyurulabilir ne de giderilebilir. Böyle bireyler yalnızca elde ettiklerini artırma hırsıyla değil, aynı zamanda onları yitirme korkusuyla de kendilerine sürekli işkence yaparlar’’.


    İsteklerimiz ve tutkularımızın egemenliği bittiğinde ortaya korku çıkar. İstekleriyle hareket eden bireyler korkularının kölesi olurlar.  ‘’Ezik bir ruhun taşıdığı her türlü korku köleliktir. Oysa yüce, beslenmiş ve olgun bir ruha sahip olursak köle de olmayız, köle olmak zorunda da kalmayız’’. 

     Cicero, gerçek zenginliği de tutkular gibi köleliğin bir aracı olarak görür. O’na göre zenginlik mal, mülk, altın değildir. ‘’Bence zengin özgürce yaşamaya yetecek kadar mülke-mala sahip olandır. Bunun fazlasını beklemeyen, arzulamayan insandır. ‘’ Zenginlik bireyin öz benliği ile ilişkili bir şeydir. Maddi olan ile ilgisi olmayan tamamen erdem ve kişilikle alakalı bir tutumdur. Zengin ve erdemli insan elindekilerle yetinmeyi bilendir.


     İnsanlar ile hayvanlar arasındaki fark zekalarıdır.. ‘’Her şeyin yaratıcısı diyebileceğim doğa(ya da Tanrı)  sana her şeyden üstün bir akıl lutfettiğine göre, insan iyiyi tercih etmeli ve iyi olana yönelmelidir. Eğer aklını kullanıp zevklerinin arkasından koşmaz ise mutlu olur. Ve aynı zamanda erdemli. İyi, onu elde eden bütün insanı onurlandırır. Eğer doğa tarafından ödüllendirilmek istiyorsak doğaya uygun davranışlarda bulunmalıyız.


     İnsan nasıl  acıdan kaçabilir? Mutlu olmak bireyin kendi elindedir. İnsanlar erdemli davranışlar sergileyip, bilgiye yönelip acıdan kaçabilir. Acıdan uzaklaşıp bedensel zevklerin kölesi olmayan insanlar övgüye layıktırlar. Sonuç olarak nasıl aptal, tembel ve ahlaksız insanın iyi bir halde olması mümkün değilse, mert,bilge ve iyi bir insanın da zavallı olması mümkün değildir. Erdemi övgüye layık olmayanın yaşamı da övgüye layık değildir. Eğer zavallı bir hayat söz konusu ise ondan uzaklaşılmalıdır. Hayatta övgüye layık ne varsa o, asıl istenmesi gereken şey olarak görülmelidir. 



Blogger tarafından desteklenmektedir.