Reklam Alanı

Tarancı’nın şiirlerinde; Cennet ve Cehennem


     Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirlerinde; Cennet ve Cehennem, İnsan ve İnsanlık  Düşüncesi

      Cahit Sıtkı Tarancı, 1940-1950 yılları arasında gelişen Türk edebiyatının en önemli temsilcilerinden biridir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren, edebiyat çevresinin tanıdığı bir şairidir. Şair, Kurtuluş Savaşının sonuçlarına, Cumhuriyetin Türk toplumuna kazandırdıklarına ve  2. Dünya savaşının sosyal ve siyasi etkilerine tanık olmuş; şiirimizde çeşitli grupların oluştuğu bir devirde O, bireysel duyuş ve düşünüşü tercih ederek kendine özgü bir şiir tarzını benimsemiştir. 

      Şairin hayallerinde ‘’cennet’’ kavramı, beklentilerini, hayallerini; ‘’cehennem kavramı ise, karamsar ruh halini yansıtmaktadır.


      Şair, kendi dünyasının cennet gibi mekanlarında huzuru bulmak; sevgiliyle sonsuz bir ömür geçirmek ister. ‘’Sarayımız’’ şiirinde, saray ‘’sevgiliyle birlikte sonsuz bir ömür geçirilecek olan hayatın acı  gerçeklerinden uzak, dünyanın dışında bir yer’’dir. Şair bu özellikleri  belirttiği ‘’Saray’’ı ‘’cennet’’ hayalinde gösterir. Şairin hayalinde ‘’cennete gibi bir saray’’ vardır. ‘’Saray’’ kavramanın taşıdığı özellikler, ‘’cennet’’ kavramının –sonsuz, güzel, bu dünyanın kederlerinden uzak, dünyanın dışında bir yer- özellikleriyle bağdaştırılmıştır.

     Şair günahkar insanlara has bir ruh hali ile Allah’a sığınmak ister. Günahkarlığını itiraf eder gibi anlatan şair, ‘’nedamet’’ içinde olduğunu belli eder. Bu duyguların ruhunda bıraktığı etkiler, ‘’Allah’ı Ararken’’ şiirinde, ‘’nedamet → cehennem’’ İmajı vurgular. ‘’Cehennem’’, günahkar olan ruhların gideceği yerdir. 

      İnsan ve İnsanlık düşüncesine baktığımızda ise şair, bütün insanları eşit gören bir düşünceyi savunur. Özlem duyduğu memlekete, bu düşüncenin etkisiyle özellikler kazandırır; ‘’Memleket İsterim’’ şiirinde, dertsiz, hasret çekilmeyen, kavga edilmeyen, zengin-fakir, sen-ben farkı bulunmayan, kış günü herkesin evinin barkının olduğu bir yeri hayal eder. 

      İnsanın yaşadığımız hayata değer katan davranışları, şairin hayallerini beslemektedir. ‘’Misafir Adam’’ şiirinde şair görüşlerini şöyle açıklar:

      ''Hele sevgi hele iyilik bahsinde, 
      Baharda tabiat gibi cömert ol. ''

     Bahar ayı tabiatın canlandığı, bütün güzelliklerini, verimini insanlara bağışladığı bir aydır. ‘’Cömert olmak’’ kavramı ise karşılık beklemeden verimli olmaktır. Bu ifadeler sözlerin gerçek anlamlarıyla ilgilidir. ‘’Baharda tabiat gibi cömert ol’’ dizesinde, baharda tabiatın taşıdığı özellikler, cömert olan bir insanın özelliğini benzetilmiş, kişileştirme ilgisi kurulmuştur. Böylece şair duygularına, düşüncelerine bir tavır kazandırmış.

     Sevgi duymak, iyilik etmek → Baharda tabiat gibi cömert olmak

     İmajında soyut kavramları, somutlaştırmıştır. ‘’Sevgi duymak, İyilik etmek’’ şairin ortaya koymak istediği düşüncedir.



Blogger tarafından desteklenmektedir.