Reklam Alanı

Plato, Aristo ve Konfüçyus’a Göre Müzik




      Birçok büyük filozof, müziğin gücü hakkındaki görüşlerini dile getirmiştir. Müziğin sanatsal yanından başka bir güç ve etkileme aracı olarak kullanıldığına dair kanıtlar sunmuşlar, müziğin insan karakteri ve morali üzerindeki etkilerini vurgulamışlardır.


    Yunan filozof Plato, müziğin duyguları sadece geçici olarak etkilemediğini, karakter üzerinde kalıcı etkisi olduğunu savunmuştur. Müzik ve sanat tamamen profesyonel askerlerin eğitiminden yola çıkılarak ele alınmış ve müziğin karakter, moral ve estetik değerlendirme eğitiminde nasıl uygulanması gerektiği tartışılmıştır. Plato’ya göre “Makam ve melodik özellikleri sayesinde müzik, sert askerlerin yetiştirilmesinde eğitim amaçlı
kullanılmalıdır. Silahsız vatandaşlara vahşice davranmayacak kadar kültürlü ve deneyimli; şehrin düşmanlarıyla savaşamayacak kadar tatlı yemek ve müzikle yumuşamamış askerler”.

     Plato’nun bakış açısı, müziğin karakteri olumlu ve olumsuz olarak etkileyen bir güç olduğu yönündedir. Plato, müziğin askerler üzerindeki olumsuz etkileriyle mücadele
etmek için katı bir sansür uygulanmasını önermiştir. Bu sansürle bağlantılı olarak, Plato genç beyinlerin eğitiminde cesur insan karakterine uygun olan Dorian ve Phrygian∗ modlarının dışındaki modların kullanımını yasaklamıştır. Plato müziğin gücü konusunda o kadar ciddidir ki, şehri müsrifliklerden ve pisliklerden korumak için yaptığı tavsiyeler arasında “ ritim önerileri “ de vardır. O, ritim ve armoninin insanın kalbinde çok derinlere nüfuz ederek çok kuvvetli bir şekilde insanı ele geçirdiğini, müzikle insanların iyi ve kötüyü ayırt ettiklerini söyler .

     Plato, müziğin negatif gücünden etkilenmemek için müzikal yeniliklerden kaçınılması gerektiğini savunmuştur. Bunu gerçekleştirmek için müziğin sadece devlet kontrolünde yapılarak yasalara saygılı vatandaşları pozitif yönde etkilemesi hedeflenmiştir. Yasalar II Kitabında Mısır’ı, müzisyenleri “Müzik modelleri üzerinde yenilik yapmalarını ya da geleneksel standartların dışında bir şekilde eğlendirmeyi” yasakladıkları için övmektedir ve yasak hem sanat hem de müzik için, her branşta sürmektedir.

     Müziğin keyif veren yönünü çok az düşünüp, moral fonksiyonunu övgüyle vurgulayan Plato, müziğe sınırlama getirilmesi konusunda görüşlerinde yalnız değildir. Diğer Yunan filozoflar da müziğin duygusal ve etik etkilerinden bahsetmişlerdir. Bu konu Aristo’nun yazılarında da açıkça görülmektedir.

     Aristo müziği; eğitime destek sağlayan, boş zamanı faydalı hale getiren çok yönlü bir güç olarak görür. Müziği eğitimin temel taşlarından biri olarak değerlendirmiştir. Duyguları, belirgin olarak ifade hususunda hiçbir şeyi ritim ve şarkı söyleme kadar kuvvetli bulmadığından müziğin mutlaka çocukların eğitiminde kullanılması gerektiğini savunmuştur.
    
 Plato gibi o da, müziğin olumlu ve olumsuz etkilere sahip olduğunu düşündüğünden modların sansürüne inanır. Plato’yu da “Phrygian modunu” savunduğu için eleştirmiştir. O, “Dorian modunun” ruh hali üzerinde daha etkili olduğunu iddia eder.

     Ona göre müzik ister sadece bir çalgı ile yapılsın, ister yanı sıra şarkı söylensin, en hoş ve en zevkli şeylerden biridir. Öyle ki, çocuklara öğretilmesi gerektiği yalnızca bu olgudan çıkartılabilir. Dinlenilen müziğin insanlarda sahiden duygusal bir değişiklik yaratması, bunun bir belirtisidir.

        Müziğin gücüne olan inanış büyük Çinli filozof Konfüçyus’un yazılarında da görülmektedir. Bütün Çinli filozoflar müziği eğitim ve tedavi gücüne sahip olarak görmüşlerdir. Liderlik, toplumun ruh hali ve moral, müzikle ilişkilendirilmiş ve onun insan üzerindeki etkilerini değerlendirmişlerdir.

        En büyük Çinli filozoflardan olan Konfüçyüs, müziğin içerisinde onu hayatın en önemli şeylerinden biri yapan ve iyi ile kötü güç verme potansiyeli olan gizli bir anlam olduğunu savunur. Yazılarında, müziğin kolektif düşünceyi etkileyebileceğini dolayısıyla insanın, müziğin negatif ve pozitif etkileri konusunda uyarılması gerektiğini belirtmiştir. O, insanların şamanların ve büyücülerin dans ve müziklerinde bulunan müziğin kötü etkisini değil, duyguları saflaştırıp harmonize eden etkisini hissetmelerini istemiştir. Kendisi Shao şarkısını dinledikten sonra çok olumsuz etkilendiğini ve 3 ay yemeğin tadını bile alamadığını belirtmiştir.

       Birçok Çinli filozof müziğin devlet ve vatandaşlara faydasını kanıtlamak için müzik üzerinde araştırma yapmaya yönlendirilmişlerdir. Filozofların yazılarının çoğu hükümdarların düşüncelerini açıkça etkilemiş ve Konfüçyüs tarafından bulunan Konfüçyizm 2000 yıl boyunca Çinlilerin yaşadığı hayatı temsil etmiştir. Kısacası müzik Çin kültürü’nde hayati bir rol oynamıştır.


Blogger tarafından desteklenmektedir.