Reklam Alanı

Hint Mitolojisinde Yaratılış




Yaratılış konusu Ṛigveda ilahilerinin çoğunda, yer almaktadır ve tam anlamıyla Brāhmaṇalar ile Upanishadlar‟da ortaya çıkacak olan felsefi kurgulamanın tohumlarını içermektedir.  Veda evrenin kökeni düşüncesi birçok ilahide yer almaktadır ancak bu düşünce net bir şekilde ifade edilmemiştir. İlk kozmik akıntıdan farklı öğeler ayrışmış, kaos düzene erişmiş ve gökle yer ayrılmıştır. Ṛigveda‟da başlayıp sonraki Hint mitolojilerinde de yer alan bir yaratılış tasarımı ilk fücurdur .  Birçok ilahide anlatılan bu yaratılış öykülerinde baba ile kızın adı anılmamaktadır. Baba ile kızının birleşme esnasında, saçılan tohumlardan birazı toprağın üzerine bırakılır. İyiliksever tanrılar konuşmayı yaratmışlardır.
            Agni toprağa saçılan tohumlardan Aṅgirasların doğmasını sağlamış ve onları yüce
kılmıştır. Ṛigveda ilahilerinde geçen ilk kurbanın sonucu da ilk yaratılışı açıklamaktadır. Bu ilahilerde söz konusu olan daha çok kaostan yeni bir düzen kurmaktır.  Ṛigveda‟da geçen ilahiye  göre; yeryüzünün her yerini kaplayan ve ölümsüzlüğün efendisi olarak tanımlanan Purusha (insan) tanrılar tarafından kurban olarak sunulur ve dağıtılır. Böylece  havada, ormanda ve köyde yaşayan yabanıllar oluşur. Şiirler, şarkılar, ölçüler ve formüller (Vedalar) doğar.  Atlar ve çift sıra dişi olan öteki hayvanlar; ondan inekler ve keçiler; ondan koyunlar doğar. Kurban olan insanı parçalara ayırırlar. Ağzı Brahmin olur, kollarından soylular, iki bacağından halk ve ayaklarından hizmetçiler doğar.  Göbeğinden atmosfer doğar ve başından gökler çıkar. İki ayağından toprak oluşur, kulağından da göğün katları meydana gelir.
           Özetle; her şey Purusha adında ilksel bir devden dünya dışındaki bir materyal ile doğar. Purusha kurbandır. Yani yaratılış hareketi onun kurban edilmesiyle başlamaktadır. Kesilen uzuvları evrenin bölümlerini oluşturmaktadır.
            Upanishadlar‟da ise yaratılı şu şekilde anlatılmaktadır:


            Başlangıçta evren insan biçiminde (Purusha) öz olan ruhtur (ātman).  Çevresine bakar ve kendinden başka kimseyi göremez. İlkin “Bu Benim” der ve “ben” adı doğar. Bu yüzden bugün bile birisi önce “ben” der. Yalnız olduğu için korkar ve bu yüzden yalnız olan korkar. Yalnız olduğu için bir ikinciyi arzular. Bedeni birbirine sıkıca sarılmış bir erkek ve bir kadın büyüklüğündedir. Kendini iki parçaya ayırır ve ondan karı ile koca doğar. Kadınla birleşir ve bundan insan soyu oluşur. Kadın “Beni kendinden yarattıktan sonra nasıl benimle birlikte oluyor ki?”diyerek kendini gizler. Kadın inek erkek ise boğa olur ve bu birleşmeden sığırlar doğar. Kadın kısrak olur erkek aygır ve bu birleşmeden tek toynaklı hayvanlar doğar. Kadın keçi olur erkek teke; kadın koyun olur erkek koç. Böyle devam ederek bütün çiftleri oluştururlar. Yaratılış böyle çıkar.
 
Blogger tarafından desteklenmektedir.